Gönderen: Sevilay Melisa özgener | Aralık 10, 2009

Bulutların Üstünde Bir Aşk Hikayesi…

Kaç yıl önceydi unuttum; henüz lisedeydim. Hayat şu ankinden pek de farklı değildi, o zamanlar da yalnızdım yine ve bir şeylerle savaşıp duruyordum. O zamanki savaşım da üniversite sınavıylaydı. Dershane dönüşü bir gün, evde, bir aşk hikayesi bekliyordu beni…

Akrabalarımızdan birinin oğlu, üniversitede tanıştığı bir kızla ciddiymiş, bu gidişle evleneceklermiş falan.. Etraftan böyle duyuyorduk bir süredir. Sonunda halam, müstakbel gelin adayını aileyle tanıştırmaya karar verdi sanırım ve bu şerefe ilk erişen akrabaları da biz olmuştuk. Eve yorgun argın gelip, ailemizle hiç alakası olmayan, benden en fazla üç-dört yaş büyük ama şimdiden aklını evlilikle bozup akraba gezmelerine başlamış bir kızla karşılaşınca kızmıştım önceleri. Bir kızla halamın oğlu, birbirlerine bi şekilde bağlanmışlar, yakında belki evlenirler, iki yılda da, iki çocuk yapıp olayı tamamlarlar, diye düşünmüştüm. Kıza da hiç pas vermedim yani; resmi bir tanışma oldu aramızda, “Ben Canan” dedi, el sıkıştık, sonra o, konumu gereği büyüklerle salonda otururken, ben odama geçtim.

Bir saat kadar sonraydı, yanıma geldi ve benimle konuşmaya başladı, 40 yıldır tanışıyormuşuz gibi. Gözleri ışıl ışıl, mutlu, neşeli, okulundan, hayatından bahsedip bana birşeyler soruyordu sonra. Sevdiği erkekle uzaktan yakından alakası bulunan herkesi sevmeye yemin etmişçesine, beni de sevivermişti bir anda. Ben de kısa sürede bu içten yakınlığa kaptırdım kendimi, tüm önyargılarımı unutarak. Sevdiğinin ailesine kendini sevdirebilmek için çırpınan,olgun davranmaya çalışan küçük bir kız çocuğuydu karşımdaki…Bir ara ” -Biliyor musun?” demişti bana, “daha Onunla ilk çıkmaya başladığımız günlerde, Mehmetin doğru insan olduğunu, hayatımın aşkı olduğunu anlamıştım; bunu bulutlar söylemişti bana!”

Şaka yapıyor sandım, yüzü ciddiydi, heyecanlanmıştı hatta. “-Bulutlar mı?” diye güldüm, O hayatının sırrını açıklıyormuş gibi heyecanla devam etti: “-Evet, bulutlar…Daha çıktığımızın ilk haftası, tatil nedeniyle ben evime dönüyordum iki-üç günlüğüne, O da beni geçirmeye gelmişti. Otobüse bindim, hareket ettik, ona el salladım bir süre. Sonra gözüm gökyüzüne takıldı, bir bulut kümesine…Yanyana C ve M harfleri şeklindeydi bulutlar. Acaba bana mı öyle geliyor diye, dönüp yanımda oturan teyzeye de sordum, bulutları her hangi birşeye benzetebiliyor mu diye ve teyze de bana C ve M harfleri gördüğünü söyledi. Bu, mucize gibi birşeydi, anlıyor musun?”

Tam o anda kapı çalındı, aşk hikayesinin erkek kahramanı gelmişti. Canan bir anda bulutları, harfleri, beni, her şeyi unutarak kapıya koştu, mucizesini karşılamak için.. Evet ya, cidden de mucize gibiymiş; bulutlar, harfler falan.. diye geçirmiştim içimden. Hayatın, insanlara sadece yalancı mucizeler yaşattığını, bunu ilerde yaşanacak olan acıları ikiye katlamak için yaptığını bilemezdim o zamanlar. Cananın bu bulut hikayesini anlatırkenki yüz ifadesi aklıma takılıp kaldı bir süre; heyecanlı, geleceğe güvenen, mutlu, pırıl pırıl bir çocuk yüzüydü. Mucizesine öylesine inanmıştı ki.. Eğer bulutlar, gökyüzüne isimlerini yazdıysa mutsuz bir son olabilir miydi ki zaten?..

Sonra,aradan geçen 3-4 yılda,bu olay ve ilgili kişiler çıkıp gitti aklımdan. Halamlarla da pek sık görüşmeyiz zaten, herkes yine kendi savaşına dalıp gitti işte. Bu sene,bir düğün davetiyesi geldi halamlardan. “-İsimlerde bir karışıklık mı olmuş?” diye sordum anneme. ” -Hayır. Başka bi kızla evleniyormuş”dedi annem. Benim doğum günümdü o gün, aşk hikayesinin erkek kahramanı da başka bir kızla evlendi. Düğüne gitmedim ben, arkadaşlarımla buluşup doğumgünümü kutladım. Etrafıma mutlu insan taklidi yapıp, berbat bir gün geçirdim. Ve eminim ki o gün, berbat bir gün geçiren tek kişi ben değildim.

Geçen Pazar, bu kez dil kursu dönüşü, halam yanında yine bir genç kız ile, bizim evdeydi. Bu genç kızımız, gelin sıfatını resmi olarak taşımaya da hak kazanmıştı üstelik. İlk bakışta farkettim daha, Ona ne kadar benzediğini. “-İnsan, hayatı boyunca bir kere gerçekten sever. Sonrakilerde hep sevdiğini sanır. Ve sonrakilerde, hep o ilk sevgiliden izler, benzerlikler arar”, diye birşeyler okumuştum bir kitapta, o an bu sözler aklıma geliverdi nedense… Hernekadar yüzü benzese de, Canandan farklıydı gelin hanım. Olgun, ağırbaşlı, mesafeli, sigara üstüne sigara içen bir genç kadın bu kez karşımdaki. Biraz konuştuk, öylesine, havadan sudan. Daha çok annemle halam konuştu, biz dinledik. Sonra, birara, odada yalnız kaldık. “-Peki ya bulutlar?” diye sormak istedim ona, “-Sen de isimlerinizin baş harflerini gördün mü bulutlarda?”

Soramadım ama, annem pat diye içeri dalıp “-Aaa, sormayı unuttum Selma’cım, senin banka işi ne olmuştu?” diye hayatın gerçeklerine parmak basıverdi. Odada yoğun bir “banka, iş, para, kariyer” geyiği dönerken, benim aklım bulutlara takılıp kalmıştı. Bulutlar bir araya gelip kocaman bir Y harfi yaptılar, yalnızlık adına. Sonra pırıl pırıl, mutlu bir kız çocuğu geldi gözlerimin önüne, iyi bir sevgili, aşık, arkadaşça ve dostça bir insan,  sonra ağlamaya başladı çocuk, bulutlara karışıp yağmur oldu gözyaşları…

Camdan dışarı baktım,yağmur yağıyordu gerçekten de…”İyi ki mucizelere inanmıyorum” dedim içimden… “İyi ki kimseye aşık değilim…”

Gönderen: Sevilay Melisa özgener | Eylül 4, 2009

Nette Yeni Arkadaşlık ve Partner Ararken Dikkat!

İnternetin ilk yaygınlaştığı, internet cafelerde boş masa bulmanın mümkün olmadığı günlerde ilk arkadaşlık sitesi üyeliğimi açtığım dönemi paylaşmak istiyorum. Sanırım sene 1998 ve kış aylarıydı. Playsatation turnavalarından sıkılıp kendimizi internet cafelere attığımız dönemdi. Havalar soğuk olduğu için olsa gerek zamanımızın çoğu internet cafede geçiyodu. Sohbet odaları, mirc, zurna internetin  ilk yıllarında ilk tanıştığımız sayfalardı. Kuzenim yeni şeyler keşfetmekte çok iyidir. Sanırım ilk arkadaşlık sitesi aşk gemisi. Henüz insanların üye olup, profil açtığı, fotoğraflarını yükleyip, mesajlaştığı bir ortama hazır değildim sanırım. Çünkü şaşkınlığım bir çok gerçeğe perde indirmiş ve kendimi komik bir tuzağın içinde bulmuştum. Yaklaşık iki ay boyunca sayfalarca yazıştığım hatun kuzenim çıktığından yaşadığım şok unutulur gibi değildi. Sanal ortama çok yabancıydım, arkadaşlık sitesi yeni insanlarla tanışmak, mesajlaşmak çok enterasan bir fikirdi. Şimdi günümüze bu hikayeyi uyarlarsak aynı durumla karşılaşan birçok madur var. Fakat asıl dikkat edilmesi gereken bu zararsız şakalardan ziyade profesyonel dolandırıcılar. Özellikle bulgar kökenli kızlar, rus kızlar, romen kızlar ve balkan ülkelerinden arkadaşlık sitesilerine üye olan birçok hatun gerçek amacı yeni arkadaşla tanışmak,hayat arkadaşı bulmak,partner aramak isteyen üyelerin güvenliğini tehdit ediyor. Önlem alan siteler olduğu gibi, sadece erkek üye çektiği için göz yuman arkadaşlık siteleride mevcut. Evlilik vaadiyle kandırılan kızlar artık erkekleri evlilik ve Türkiye’ye gelme vaadiyle para talep edip basit yoldan dolandırıcılık yapıyor. Size traji komik gelebilir, hatta bu tuzağa kimse düşmez diyenler bile olabilir fakat dolandırılan insan sayısı o kadar fazla ki, önlem alınması gereken ciddi bir sorun. Her ne kadar bazı arakdaşlık siteleri önlem alsada asıl önlemi alacak kişi sizler, üyelerdir. Genel olarak hazırladıkları profillerde amaçlarının evlilik olduğunu, ciddi insanların yazması ile ilgili ricada bulunduklarını, internete sık giremediklerini, telefon bırakılırsa arayacaklarına dair bilgiler yazan bu şahıslara dikkat edin. Her ne şartta olursa olsun özellikle yurtdışından telefon bilgilerinize ulaşmaya çalışan kişilerle irtibata geçmeyin. Sadece Türkiye deki arkadaşlık siteleri gibi dünyadaki tüm siteler rus kızları, bulgar kızları, romen kızları, azeri kökenli kızlar ile üyelik yapmıyor. Buna rağmen gözden kaçanlar ile mücadele etmekte size düşüyor.

Nette ArkadaşlıkArkadaş olma ve arkadaşlık kurma çabası internette de kendini gösteriyor. 21. yüzyılın trendi ne kadar arkadaşın varsa o kadar statü sahibisin. Bunun en büyük örneği Facebook. Hergün kullanıcı sayısını arttıran facebook insanların sosyalleşme açlığının en büyük ispatı. Kullanıcı sayısı 60 milyona ulaşan facebook, Türkiye’den 1 milyon tekil kullanıcıya sahip. Özellikle genç kız kullanıcı sayısı Facebook Türkiye üyelerinin %60′nı oluşturuyor. bunun internet üzerinden tanışma amacı güden arkadaşlık sitesi kullanıcıları da azınsanmayacak kadar fazla. Ücretli ve ücretsiz arkadaşlık sitesi olarak farklı iki grupta hizmet veren bu siteler içerik ve hizmetleriyle farklılık yaratma çabası içerisindeler. Hizmette farklılık derken anlayışta da farklılık yaratan arkadaşlık siteleride mevcut. Özellikle her alanda olduğu gibi internet dünyasında da dini emellerine alet edenler var. İslami evlilik sitesi yada islami arkadaşlık sitesi adı altında ortamın islami şartlara uygun olduğunu ima eden sitelerde mevcut. Yada farklı bir yaklaşımla partner sitesi yada yatak arkadaşı adı altında seks amaçlı kitleleri hedefleyen sitelerde mevcut. Her alanda olduğu gibi kaliteli ve kalitesiz siteleri ayırt etmek uzmanların işi değil. Her kullanıcının kendi kişisel değerlendirmesini yapıp içeriğe, işlevselliğe, güvenliğe önem veren yerleri tercih etmesi ve bu anlayışı benimsemesi çok önemli.

Kategoriler